07 Şubat 2016 Pazar

KELDANİLER

Mezopotamya’nın eski halklarından biridir. Lozan’dan sonra oluşan sınırlar göz önünde tutulduğunda Keldaniler’in çoğunluğu Irak’ta yaşıyor.Ondan sonra Suriye ve Türkiye geliyor, Lozan Antlaşması’nın azınlık saymadığı Doğu Hıristiyanlığı’ndandırlar. Keldaniler’in Türkiye’de yaşayanları, Irak-Suriye sınırının kuzeyindeki bölgede yaşıyorlar.

27 Eylül 2012 Perşembe 16:33
KELDANİLER
 

Mardin-İdil’de, Silopi’de, Hakkari-Beytuşşebap’ta, Siirt-Pervari, Uludere, ve Şırnak’ta, Midyat’ta, Diyarbakır’da, Van’da, son yıllardaki göçler nedeni ile İstanbul’da ve Avrupa’nın bazı ülkeleri olan İsveç, Norveç, Almanya ile ABDve Kanada’da da bulunuyorlar. Keldani, Kaldeli anlamına geliyor. Keldanileri Asurlular içinde sayan tarihçiler olduğu gibi Urartu medeniyeti içinde görenlerde var. DoğuHıristiyanlığı tanımı içinde kendilerini ifade ediyorlar. Bu bölgede 2 bin yıllık tarihlerinden sözedilen Keldaniler İran, Irak, Türkiye, Suriye dışında Lübnan ve Hindistan’da da bulunuyorlar. Keldaniler, DoğuSuriye Kilisesi’ne kendilerini bağlı görüyorlar.

 

Üç aşamada, biri 1553 biri 1681 diğeri ise 1830’da olmak üzere Roma Kilisesi ile birleşmişlerdir. Başpiskoposlukları İstanbul’dadır. Patriklikleri Musul’da nüfuslarının çoğunluğu Irak’ta bulunuyor. Botan vadisinde 12 köyde yaşayan 5.000 Keldani’nin ibadetleri 1925’li yıllarda yasaklanınca Suriye’deki ve Türkiye’deki Süryani Kilisesi’nin himayesine girmişlerdir. İstanbul’a göç edenler Tarlabaşı’nda eski bir Rum kilisesi’ni Keldani Kilisesi olarak kullanıyorlar.

 

Kilisenin papazı Aziz Yalap; şartların elverdiği oranda geleneklerini ve ibadetlerini sürdürdüğünü ziyaretçilere ifade ediyor. Kilise, İstanbul’daki hatta Türkiye’deki Keldaniler’in buluşma, sohbet ve ibadet yeri. Paskalya törenlerini ise Sen Antuan Kilisesi’nin bodrum katında kutsuyorlar. Şu andaTürkiye’de yaşayan Keldaniler, Katolik Hıristiyanlar ama Roma’dan bağımsız bulunuyorlar. Doğu kökenli Katolik Hıristiyanlar. İstanbul’da bile; uzun entarileri, özel düğmeleri, yemenileri, yün çorapları, özgün kasket ve yelekleri ile diğer Güneydoğulu’lardan ayrı özellikte bulunuyorlar. Ama çoğu insan onları Kürtler ile karıştırıyor.

 

Birçok tarihçi, din bilimci, sosyolog ve antropolog; Keldaniler’in tarihini, dinsel özelliklerini, dil ve alfabe özellikleri ile etnik kimliklerini birlikte işliyor. Bu nedenle benimde Süryaniler ve Keldaniler ile ilgili olarak yazdığım genel özellikler Keldanileri’de kapsadığı kabul edilebilir. Keldaniler, kapalı bir toplum yapısı içinde bulunuyorlar. Akraba evliliği yok. Son yıllardaNasturiler veSüryaniler ile iki cinse de eşit kolaylıklar getiren evlilikler görülüyor. Keldaniler’in de ana dilleri Suritçe, ibadet dilleri Süryanice’dir. Dilleri ve alfabeleri Sami dil grubundan sayılmaktadır.

 

Bazı şive farklılıkları Doğu ve Batıdakiler arasında görülüyor. 1980 Genel Nüfus Sayımlarında; yaklaşık; 10 bin Keldani nüfus olduğu tesbit ediliyor. Bu nüfus daha sonraki yıllarda artmamış eksilmiştir. Bugün göçler sonucunda Türkiye’de yaklaşık 4-5 bin Keldani nüfus bulunuyor. Türkiye’deki azınlık olarak kabul edilen Rum, Ermeni ve Museviler için özel hassasiyet gösteren BatıDünyası ne yazık ki, Süryani, Keldani ve Nasturiler’e karşı; kör, sağır ve dilsiz davranıyor. Onları yok sayıyor.

 

Bunları İslamiyet’teki hakim zihniyetin hakim mezheplerin ya da resmi kabul edilen 4 mezhebin kendi dışındakileri örneğin özellikle Alevileri-Bektaşileri yok saymasına benzetmek çok mümkün gözüküyor. Kendilerini İslam otoritesi yerine koyan bazı İslamcı Kişi ve Kurumlar’daAleviliği İslam içinde görmezler. Onları yok sayarlar. Batı Hıristiyan anlayışlarının da, Doğu Hıristiyanlığı yok sayması buna benzetilebilir.

 

KAYNAKLAR

• Kadir Albayrak, Keldaniler ve Nasturiler, 1997 Ankara

• Dr. Asahel Grant, Nasturiler ya da Kayıp Boylar, 1994 İsveç.

• Yakup Bilge, Süryaniler, 1996İstanbul

• Hacer Yıldırım Foggo, Kumru Püskül-NasturiKatliamı, 2002 İstanbul

• P. A. Andrews, Türkiye’de Etnik Gruplar, 1992 İstanbul

• Hale Soysü, Kavimler Kapısı, 1992 İstanbul

• Orhan Türkdoğan, Etnik Sosyoloji 1997 İstanbul

• A. T. Önder; Türkiye’nin Etnik Yapısı 1999. Ankara

• Birikim Dergisi Özel Sayı, Mart-Nisan 1995 Sayı 71-72

• Stefan Andersson, Asurlular, 1992 İstanbul


Cemal Şener
http://www.aykiridogrular.com

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SAYFALAR
    KARİKATÜR
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV